Haber kanallarında ve sosyal medyada bir süredir "Fatih Ürek öldü mü?" sorusuyla yankılanan belirsizlik, menajeri ve yakın çevresinden gelen resmi açıklamalarla hazin bir gerçeğe dönüştü.
İnsanın her gün ekranlarda görmeye alıştığı, enerjisiyle neşe saçan bir ismin böyle ani bir şekilde aramızdan ayrılması gerçekten çok üzücü. 15 Ekim 2025 tarihinde geçirdiği o talihsiz kalp krizinin ardından kalbinin 20 dakika durmuş olması, vücudunda geri dönülemez hasarlar bırakmıştı.
Doktorların tüm çabasına ve aylardır süren yoğun bakımdaki kritik bekleyişe rağmen 59 yaşındaki usta isim hayata tutunmayı başaramadı.
3 Nisan 1966 tarihinde Erzurum’da dünyaya gözlerini açan Fatih Ürek, aslen Erzurumlu bir ailenin dört çocuğundan biriydi. Henüz bebeklik çağındayken ailesiyle birlikte Bursa’ya göç eden sanatçı, hayata atıldığı ilk yıllarda aslında tiyatro tozunu yutarak sanat yolculuğuna başlamıştı.
Henüz 15 yaşındayken Bursa Devlet Tiyatrosu’nun figüran kadrosunda yer alarak sahne ışıklarıyla tanışan Ürek, usta isim Mahir Canova’dan dersler alarak oyunculuk yeteneğini geliştirmişti. Ancak hayatın getirdiği zorunluluklar ve içindeki müzik tutkusu onu farklı bir yöne sevk etti; bir dönem mobilyacılık ve züccaciyecilik gibi farklı işlerde çalışsa da kalbi her zaman sahneler için attı.
İstanbul’a gelmesiyle birlikte müzik kariyerinde dev bir sıçrama yaşayan sanatçı, 1993 yılında çıkardığı "Yaktı Yaktı" albümüyle profesyonel dünyaya adım attı.
Özellikle 2008 yılındaki "Sus" albümü ve orada seslendirdiği "Hadi Hadi" şarkısı, o dönemin gece hayatına ve pop müzik listelerine damga vurmuştu. Sadece bir şarkıcı değil, aynı zamanda ekranların sevilen bir yüzü olan Ürek, Fred Çakmaktaş tiplemesinden "Gelinim Mutfakta" sunuculuğuna kadar pek çok farklı projede halkın sevgisini kazandı.
Sanatçının geride bıraktığı profesyonel miras, Türk eğlence dünyasının önemli bir parçasını oluşturuyor. "Üçyüz Beşyüz", "Tak Tak" ve "Hayde" gibi eğlence odaklı eserlerinin yanı sıra klasik eserleri de kendine has tarzıyla yorumlaması, onun müzikal çeşitliliğini kanıtlar nitelikteydi. Fatih Ürek’in vefatıyla birlikte bir dönemin en renkli sahnelerinden biri sonsuza dek kararmış oldu. Sevenlerinin başı sağ olsun.




