n
n
n
n
n
n İki fatihten biri Mehmet Fatih Saraç. Pek tanınmaz ama Ciner Grubu nda önemli bir isim. Grubun medya yapılanmasında Turgay Ciner den sonraki iki numara. Hemşehrimiz sayılır, Tokatlı. Diğeri Fatih Altaylı. O şöhretli. Yıllardır medyada ve gözler önünde. Birkaç gündür iki Fatih in ve ikinci, üçüncü rollerdeki diğerlerinin macerasını Türk basınının hal-i pür melalini üzülerek, içim parçalanarak ve de yüzüm kızararak izliyorum.
n
n
n
n Mehmet Fatih Saraç basından gelme değil. Oraya emek vererek, ter akıtarak, göz nuru dökerek gelmemiş, getirilmiş. Görevi gazetecilik yapmak değil, gazete ve televizyonu kontrol etmek. Ankara dan gelen talimatları televizyonun ve gazetenin başındakilere iletmek ve uygulanmasını sağlamak. Sonra yukarıya tekmil vermek. Onu anlarım.
n
n
n
n Ama Fatih Altaylı yı anlamam/anlayamam. Birinciye değil ama ikinciye üzüldüm. Düştüğü duruma, kendisini savunurken sergilediği çaresizliğe bir gazeteci olarak acıdım. Kendisini savunurken kullandığı argümanlar aslında hazin itiraflardı. Sadece ben miyim? diyordu talimatla iş yaptığı iddialarını cevaplarken; Herkes benim konumumda diye ekliyordu. Ben Türk basınındaki baskının ete kemiğe bürünmüş haliyim, onun için dikkatleri çektim. Benden çok daha kötüleri var savunması getiriyordu çaresizliğine. İstifa etmeyi düşünmüyormuş! O zaman basın tamamen havuz basını olurmuş!
n
n Havuz basını! Türk basın tarihinde ilk defa böylesine aşağılayıcı bir tanım duyuyorum. Aldığı ya da alacağı ihalelerden ayıracağı payla milletin ırzına küfrü marifet sayan köksüz, kültürsüz türedi zenginlerin oluşturacağı havuzlardan beslenecek basından bahsediyor.
n
n
n
n Alt yazıya kadar merkezden müdahalenin normal kabul edildiği bir ortam aslından basının değil denokrasinin ve hukukun nefessizlikten ölmeye mahkum olduğu bir ortamdır. Eğer o konuşmalar doğruysa -ki bu güne kadar yalanlanmadı- ölen, ölmeye mahkum edilen sadeceTürk basını değil aynı zamanda Türk demokrasisidir.
n
n
n
n Basın özgürlüğü gazeteciye değil okuyucuya lazımdır. Basın özgürlüğü benim haber yazma özgürlüğüm değil senin haber alma özgürlüğündür sevgili okuyucum. Kendi özgürlüğüne sahip çıkıp çıkmamak da sana kalmıştır.
n
n

n

n