“İç ve dış şartlar, MHP iktidarı için hiçbir zaman bu kadar büyük fırsatlar sunmadı ve MHP kadroları iktidar olma yolunda hiçbir zaman bu kadar isteksiz olmadı, bu kadar dağınık ve bu kadar yetersiz kalmadı. Ülkenin iç ve dış dinamikleri MHP iktidarını zorlarken; MHP kadroları sanki bilerek ve isteyerek iktidar olmamak için direniyor” diye başladığım dünkü yazımı, “Bugün MHP’nin dışındaki kadrolar hem kemiyet hem de keyfiyet olarak MHP içindeki kadrolardan çok daha zengindir. O kadroları inandıracak bir hareket, büyük Türk milletini de inandırır. O kadroları inandıramayanlar, bu büyük milleti de inandıramaz. O kadroları harekete geçiremeyenler milleti de harekete geçiremez. Nitekim geçiremiyorlar” diye bitirmiştim.

MHP iktidar olacaksa, iktidar olmayı gerçekten istiyorsa öncelikle kendi gerçeğiyle yiğitçe ve dürüstçe yüzleşmek zorundadır. Dün Alparslan Türkeş’in önderliğinde sadece Türkiye Türklüğünü değil tüm Türk dünyasını harekete geçirebilen bir hareketin bugün içine düştüğü hareketsizlik ve etkisizliğin temelinde MHP Genel Merkezi nin söylem ve eylem yetersizliği yatmaktadır. MHP Genel Merkezi, yıllardır ne doğru dürüst bir söylem geliştirmiş ne ortaya doğru dürüst bir program koymuş ne de tutarlı, kararlı ve etkili bir eylem sergileyebilmiştir.

MHP kitlelere umut vermemektedir, heyecan vermemektedir ve dolayısıyla güven de vermemektedir. Dün Alparslan Türkeş’in, Dündar Taşer’in, Muzaffer Özdağ’ın konuşmalarından heyecan duyan kitleler, bugün Devlet Bahçeli’yi, Oktay Vural’ı, Özcan Yeniçeri’yi hiçbir şey hissetmeden ve hiçbir şey anlamadan dinliyor. Kitlelerin MHP’ye ilgisi heyecandan ve umuttan değil çaresizlikten kaynaklanıyor. Kıdemli MHP’lilerin çoğu bu MHP’ye “layık olduğu” için değil “başka bir seçenek bulamadıkları” için oy veriyor.

Bugünkü MHP’nin bir kısım genel ve yerel yöneticileri ise milli hassasiyetlerden kaynaklanan endişelerin getirdiği oylarla kendi şahsi saltanatlarını kurmanın kavgasını veriyor. İslami hassasiyetleri kendi çıkarına kullananlar, ne kadar yanlıştalarsa milli hassasiyetleri kendi çıkarlarına kullananlar da o kadar yanlıştadır ve hiçbir zaman iki yanlıştan bir doğru çıkmaz. Çıkmıyor ve uğruna binlerce insanın canını on binlerce insanın istikbalini feda ettiği MHP, bir türlü yüzde onları aşıp “iktidar yarışında ben de varım” diyemiyor.

MHP yöneticileri, bunun sebeplerini aramak ve bulmak zorundadır; tabii, eğer gerçekten iktidar olmak istiyorlarsa. (Devam edecek.)