n
n
n Dünyada en ucuz kahramanlık çözümsüz eleştirmektir.
n
n Bu işin daimi kahramanları Türk siyasi hayatında muhalefet ile piyasa Müslümanlarıdır.
n
n İslamın, çözümsüz hiçbir şey önermediğini biliyoruz.
n
n Bu konuda öncelikle kelime-i şehadet ya da kelime-i tevhide bakmak yeterlidir.
n
n Allah’ın dışındaki ilahlar reddedilirken hemen “Allah’ın “ varlığından söz edilmektedir. Reddedilen ilahlara karşı alternatif olarak “Allah” sunulmaktadır.
n
n İslamın bütün emir ve yasakları da aynı mantıkla sunulmaktadır.
n
n Ancak ne vardır ki, Müslümanların bu kurala ve mantığa riayet ettiklerini söyleyemiyoruz.
n
n Çözümsüz lanetlemelerle sorunlarını çözeceklerine inanıyorlar.
n
n Müslümanlar, şeytanın iğvasına ve Ebucehil’in baskılarına bağladıkları günahlarından onları lanetleyerek kurtulacaklarına inanmaktadırlar.
n
n Yalnız şeytana ve Ebucehil’e lanet bir insanın Müslüman olması için yeterli değildir. Aynı zamanda Allah’a ve Resulüne de dost olmak gerekmektedir.
n
n Dünyanın her tarafında akan kan, Müslüman kanıdır.
n
n Bu kan gösterilerle, lanetlerle durmuyor ve durmayacaktır.
n
n Dünyanın her tarafında Müslümanları öldürenler gayrimüslimdi.
n
n Şimdilerde ise Müslüman Müslümanı öldürmektedir.
n
n Eskiden yapılan katliamlarda muhatap vardı ve “ kahrolsun emperyalizm, kahrolsun Amerika, kahrolsun Çin, kahrolsun Ab” şeklinde kitlelere yükleme yapılıyordu.
n
n Artık kahrolsun “sisi” diye bağırırken aslında kahrolsun “ Müslüman” diyoruz.
n
n Evet, kardeşi kardeşe kırdırmanın adı bu değil midir? Afganistan’da , Lübnan’da, Ürdün’de , Filistin’de ve de Suriye’de de böyle olmamış mıydı?
n
n Bırakalım laneti ve küfrü… Müslümanlar arasındaki bu kinin ve nefretin nedenlerini araştıralım.
n
n Müslümanların yarım asırlık birikimini heba eden bu yanlış mantık Türkiye’de de mayalanmakta mıdır?
n
n “Komşunun karnı ağrıdığında seninkini oğuştur” demiştir atalarımız…
n
n Selam ve sevgi ile…