n
nn İnsanoğlu yaratılışından itibaren uzun bir süre hayatını toplayıcılıkla idame ettirmiştir. Toplayıcılıktan tarım toplumu haline geçen insanoğlu, bu tarihten itibaren dünya üzerinde büyük medeniyetlerin temsilcisi olmuştur. İnsanoğlu 8-10 bin yıllık süreçte tarım toplumu olarak hayatını idame ettirmiştir. 19. yüzyılda sanayi toplumu haline gelen insanlık, 21. yüzyıldan sonra ise bilim toplumu olma yoluna girmiştir. Özellikle de, sanayi devrimini, tarımdaki sermaye birikimi ortaya koymuştur. Ülkemizde gereken değer verilmemekle birlikte; insanlığın en eski uğraşısı olan tarım; hiçbir zaman önemini kaybetmeyecektir. Bilim toplumu haline gelmiş olan Amerika Birleşik Devletleri’nde bile tarımın önemi çok büyüktür. İnsanlık için vazgeçilmez iki önemli ihtiyaç vardır ki, bunların önemi her zaman birinci derecededir. Bunlardan birincisi beslenme ile buna bağlı olarak tarım ve diğeri ise enerjidir.
nn Özellikle de sanayi devrimi ile değişen dünya ekolojisi ve küresel ısınma tarımsal üretimi tehdit etmektedir. 2007 yılında, görülen kuraklık, dünyada gıda fiyatlarının artmasına sebep olmuştur. Esas olarak, 1990 ‘dan itibaren birçok bilim adamının küresel ısınma ile ilgili öngörüleri ve tarımsal üretim ile tahminleri aynen ortaya çıkmaktadır. Birçok verilere göre, dünya gıda stoklarında meydana gelen % 20 oranındaki azalış ve bunun yerine konulamayacak oluşu durumun daha da dramatik olduğunu göstermektedir. Yalnız şu anda dünya tarımsal üretimi, dünya nüfusuna yetecek miktarda olmasına rağmen; gelişmiş ülkelerin derdi bunları ihtiyacı olan yerlere göndermek değildir. Yakın bir zamanda, gıda üretimi açısından kendine yeterli ülkeler ve açlıkla karşı karşıya ülkeler olmak üzere dünya ikiye ayrılacaktır. Bugün enerji için yapılan savaşlar yön değiştirecek, su ve gıda savaşlarına dönüşecektir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, gelişmiş olan ülkelerde şu anlayış ortaya çıkmıştır: “Bilim, ekonomi ve askeri güç bende ise, benim her şeye sahip olma hakkım vardır”. Sömürgelerin ortaya çıkışının nedeni de budur. Bugün ise, bu ülkeler dünya üzerindeki hegemonyalarını ekonomi üzerinden yapmaktadır. Bugün, kominizim ve liberalizm iflas etmiştir. Dünya artık üniter devletlerin sınırlarının yok olduğu, dünya ölçeğindeki konsorsiyumlarla idare edildiği yapıya doğru gitmektedir. Bunun için senoryalar yazılmış, rejisörler ve baş aktörler hazırdır. Zannediyorum ki, bize de figüranlık düşmektedir.
nn 2007 yılında ülkemizde tarımdaki büyüme -7,1 yani, % 7,1 oranında tarım gerilemiş ve bunun büyümeğe etkisi ise -0,65 oranında olmuş, yani büyümeyi tarım geriletmiştir. Ziraat Mühendisleri Odası’nın verdiği ve 2008 yılı için olan üretim tahminleri ise oldukça korkutucudur. Üretim rekoltelerinden buğdayda 2,5 milyon ton, arpada 1,4 milyon ton, mercimekte 500 bin ton, diğer ürünlerde de muayyen ölçülerde azalmaların ortaya çıkacağı tahmin edilmekte idi. 2008-2009 ‘dan sonraki dönemlerde gıda maddeleri temini açısından daha sıkıntılı yılların olacağını veriler göstermektedir. Her yıl giderek azalan tarımsal üretim ile karşı karşıyayız. Geçen yıl ithal ettiğimiz saman ile birlikte, ülkemizin tarımsal açıdan düştüğü durumun açıkça göstergesidir. Dönemin bir devlet başkanı “Biz artık sanayi ülkesi olarak çağ atladık, tarımla iştigal etmek ütülmektir” demişti. İşte bu tarihten itibaren tarım gerilemiş ve kendi kendini besleyen 7 ülkeden birisi olma konumundan ülkemizi tarım ürünlerinin büyük bir alıcısı haline gelmiştir.
nn Bugün Türkiye 7-8 milyar dolarlık tarım ürünlerini ithal eden ülke konumundadır. İleriye yönelik varsayımlarım ise daha dramatiktir. Bu toprakları işleyemiyorsunuz diyecek olan Batılı ülkeler, bizim topraklarımız işleyecekler, onlar patron olacak ve kendi ülkemizde ise biz maraba haline geleceğiz. Rahmetle andığım hocam Prof. Dr. Celal Tarıman 1962 yılında “Lütfen, bu toprakları işleyerek, onun hakkını veriniz. Bunu yapamadığız zaman kimileri gelir bu toprakları işler ve bizleri de maraba olarak çalıştırır” demişti. Bunun için tarıma gereken önem verilmelidir. Bu önemin verildiğini söylemek ise bugün için mümkün değildir. Bunun içinde devlet tarımla ilgili gereken önlemleri almalıdır. “Allah hiçbir milleti açlık ile imtihan etmesin” dileklerimle saygılarımı sunarım.
nn
n