Latin Amerika’da tansiyon yeniden yükselirken Amerika Birleşik Devletleri ile Venezuela arasındaki gerilim uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmiş durumda. Son günlerde Washington yönetiminin Venezuela’ya 3 adet savaş gemisi göndermesi bölgede “savaş mı geliyor?” sorularını beraberinde getirdi. Özellikle Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun bu gelişmelere nasıl bir karşılık vereceği merak konusu olurken uzmanlar sürecin yalnızca askeri değil siyasi ve ekonomik boyutları olduğuna dikkat çekiyor.

Kritik Barış Görüşmesi İçin Geri Sayım Başladı
Kritik Barış Görüşmesi İçin Geri Sayım Başladı
İçeriği Görüntüle

Yer Altı Kaynakları İddiası Gündemde

Yorumculara göre ABD eski Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’nın zengin yer altı kaynaklarına yeniden göz diktiği iddiası krizin temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Petrol ve doğal gaz rezervleriyle dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Venezuela uzun süredir ABD’nin ekonomik ve siyasi baskılarıyla karşı karşıya. Bu baskıların askeri hamlelerle desteklenmesi bölgede endişeleri artırıyor.

Epstein Davası İddiaları Tartışma Yarattı

Öte yandan bazı siyasi yorumcular Trump’ın bu sert çıkışlarının ardında iç politikaya yönelik hesaplar olduğunu savunuyor. Özellikle geçtiğimiz günlerde yeniden gündeme gelen Epstein davasının izlerini kamuoyundan uzaklaştırma çabası olduğu iddiası ABD basınında da tartışılmaya başlandı. Bu görüşe göre dış politikada yaratılan krizler iç gündemin gölgede kalmasına neden oluyor.

Nicolas Maduro’dan Gelecek Hamle Bekleniyor

Venezuela cephesinde ise gözler Nicolas Maduro’ya çevrilmiş durumda. Maduro yönetimi ABD’nin askeri hamlesini ülkenin egemenliğine yönelik açık bir tehdit olarak değerlendiriyor. Diplomatik kaynaklar Venezuela’nın bölgedeki müttefikleriyle temaslarını sıklaştırdığını ve olası senaryolara karşı hazırlık yaptığını belirtiyor.