n
n n Ünal Erdoğan, bir uzman şöyle bir hesap yapmış:
n n Doğalgaz:
n n İthal ediliyor. (Yılda 46 milyar metreküp)
n n 8 milyar TL’ye malediliyor, halka 55 milyar TL’ye satılıyor. (Doğalgaza
n n ödediği paranın 6 katını vatandaşından kâr olarak alıyor)
n n Devletin mecbur kalarak! Sadece doğalgazdan vatandaşından aldığı kâr 47 milyar TL.
n n Ya petrol?
n n İthal ediliyor. (Yılda 34 milyon ton)
n n 17 milyar TL’ye malediliyor. Halka 93 milyar TL’ye satılıyor. (Petrole ödediği paranın 4.5 katını vatandaşından kâr olarak alıyor)
n n Devlet, 17 milyar TL’ye mal ettiği petrolü vatandaşına 93 milyardan satıyor ve 76 milyar TL kar ediyor.
n n Peki elektrik?:
n n Elektrik ülkemizde üretiliyor. Doğalgaz ve petrol gibi ithal edilmiyor.
n n Üretilen enerji miktarı yılda 200 milyar kilowat saat.
n n Devlete maliyeti 17 milyar TL. Ama halka 76 milyar TL’ye satılıyor. (Üretilen elektriğin maliyetine ödediği paranın 3.5 katını vatandaşından kâr olarak alıyor)
n n Devlet 17 milyara mal ettiği elektriği vatandaşına 76 milyar TL’ye satarak 59 milyar TL kazık atıyor.
n n Üç kalem malda (Doğalgaz petrol elektrik) devletin vatandaşından maliyetin dışında kar olarak aldığı miktar (47 76 59=182 milyar TL)
n n Vay be 42 milyar TL’ye malet 182 milyar TL’ye vatandaşına sat!
n n İşte size AKP iktidarı adaleti.
n n İstikrar var öyle mi?
n n Alın size istikrar, tepe tepe kullanın.
n n Bu zihniyet doğalgaza yılbaşından bu yana % 48, elektriğe zam yaparken, memura %8 (4 4 zam aslında yıllık %6 eder) zammı bile binbir minnetle verdi ve “bu kadar zam verdik artık gözünüzü toprak doyursun” demeye getirmekten de geri kalmadı.
n n Tüm bu gerçekler ortadayken bu zihniyet kaybettiği yerlerdeki halkı ihanetle suçlarken, asıl ihanet eden tarafı bilmekten aciz mi?
n n Bizden bu kadar!
n n Bu yazının adını siz koyun, yorumunu da siz yapın lütfen.
n n
n n
n n Süleyman Yağcıoğlu Samsun’daydı…
n n
n n Henüz 30 yaşındayken ANAP’tan Samsun Milletvekili seçilmişti.
n n Kilosundan daha ağır hareketliliği, sevecenliği, yardımseverliği ve hizmet aşkı basıyordu.
n n Günümüz milletvekillerinden farkı vaat etmiyor, yapıyordu.
n n İşçinin, memurun sorunları mı var, ne edip edip hallediyordu.
n n TEKEL işçilerinin kadro sorunu vardı, kimsenin halledemeyeceği söyleniyordu, halletmişti.
n n Köylünün yanındaydı.
n n Esnaf ve sanatkarın güvencesi idi.
n n Onun her işte öne çıkışı birilerini rahatsız etmişti.
n n Listede yer almaması için her şey yapıldı.
n n Başarıya da ulaşıldı.
n n O yılmadı, il il dolaşıp MKYK listesini delip kazandı.
n n Ondaki hırs ve çalışkanlığın başarısı örnek oldu.
n n O şimdi Alternatif Parti Genel Başkanı.
n n Samsun’a geldi.
n n ANAP’lılarla birlikte oldu.
n n Partisinin 72 ilde yapılandığını ve yerel seçimlere gireceğini söyledi.
n n Turgut Özal düşünce yapısını yeniden siyasete kazandırmayı hedeflediğini belirten Süleyman Yağcıoğlu, “Türk siyasetinin en önemli yapı taşlarından olan Turgut Özal’ın öğrencileri olarak yeniden yola çıktık” dedi.
n n Sevgili Süleyman Yağcıoğlu’nun Samsun’a gelip aradığı kişiler arasında ben de vardım.
n n Görüşmemiz telefondan öte gidemedi ama onun eski dostlarıyla Samsun’da hasret gidermesini önemsedim.
n n Ne dersiniz?
n n
n n
n n Eşit hizmet mümkün mü?
n n
n n AK Parti MKYK Üyesi Ahmet Demircan’a göre, Büyükşehir Yasası eşit hizmet demek.
n n Sizce bu mümkün mü?
n n Bence hayal.
n n Hele hele Yusuf Ziya Yılmaz gibi bir belediye başkanı seçilirse, makyajlı hayal olur.
n n Neden mi?
n n Allah aşkına Büyükşehir Belediyesi Samsun’da sahil makyajından öte çıkabildi mi?
n n Kent merkezine hizmet verebildi mi?
n n Kent merkezine hizmet veremeyen bir belediye köylere nasıl hizmet verecek?
n n Hem de eşit hizmet.
n n Bu hayal değil de ne?
n n Sevgili Demircan’a bırakın köyleri, kentin varoşlarını, sahil mahallelerini hatırlatmakta yarar görüyorum.
n n Altınkum, Çatalçam, Taflan’da kanalizasyon bulunmadığını, yolların yapılmadığını, aksine sahilin katledildiğinden haberdar değil mi?
n n Arzu ederse olumsuzlukları yerinde göstermeye de hazırım.
n n Kendisi için yararlı olacağına da inanıyorum.
n n Zira Sayın Demircan, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin AK Partili adayı olacak.
n n Demedi, demeyin.
n n Ne dersiniz?
n n
n n
n n Gülümse:
n n
n n Boru…
n n
n n Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır.
n n Birden yağmur bastırır.
n n Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi Temel, bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır.
n n Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır.
n n Soba yerden 1 metre kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir.
n n Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.
n n Kimyacı:
n n -Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış.
n n Fizikçi:
n n -Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş.
n n Jeolog:
n n -Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış.
n n Matematikçi:
n n -Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.
n n Antropolog:
n n - Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş.
n n Bu sırada ev sahibi Temel içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorar.
n n Temel cevap verir:
n n - Boru yetmedi daaa!
n n
n n
n n Aforizma:
n n
n n Sözünü tartmadan söyleyebiliyor isen, aldığın cevaptan incinmeyeceksin
n n
n n
n n Tarihte Bugün:
n n
n n 27 Kasım 1943 : Amasya, Çorum, Tokat, Ordu ve Kastamonu da deprem oldu; 4 bin 16 kişi öldü, 23 bin 785 ev yıkıldı.
n
