TMOnun ocak ayında da
stoktan fındık satmayacağını
açıklamasıyla hükümet, alivrecilerin
her türlü tezgahına rağmen
stratejik planda dik duruşunu
bir kere daha göstermiştir...
Açıkçası, beklentilere inat,
verilen sözde durulmuştur...
Beklenti; TMOnun alım yapmayacağının
ifade edilmesiyle
ürün fiyatının düşeceği yönündeydi ve bu da
fındığı daha dalındayken
Avrupalıya ucuza satan alivrecilerin
iştahını kabartmıştı...
Üreticiler de bu tablo karşısında haklı olarak
endişeye düşmüştü...
Ben de ilk başlarda
bu konuda tereddüt içindeydim...
Fiskobirlikin devre dışı kalmasından
sonra piyasayı dengeleyen TMOnun
alım yapmaması,üreticinin tüccara teslimi
demekti...
Ancak, evdeki hesap çarşıya uymadı...
Hükümet, aylardır süren
dış kaynaklı tehditlere ve
yerli işbirlikçilerinin lobi faaliyetlerine
aldırış etmemiştir...
Çünkü, hükümetin
piyasaya giren fındık miktarını
iyi izlediğini, Tarım Bakanı Mehdi Ekerin
açıklamasından öğrenmiştik...
Piyasa şu anda oturmuş durumda...
Fiyatın düşmesini bekleyen Avrupalı alıcının da
daha fazla nazlanacağını sanmıyorum...
Avrupalı, parasının büyük bir bölümünü ödediği
fındığı alivreciden isteyecektir...
Fiyat düşmeyeceğine göre,
fındıkla oynayan alivreci de
zor durumda kalacaktır...
Pahalı alıp, ucuz satmak kolay mı?..
Karadeniz insanının
can damarı,bu ülkenin de en büyük ihraç ürünü olan fındıkta
üretici aleyhine gerçekleştirilen
spekülatif hareketler,
belki de ilk kez bu kadar ağır cezalandırılmıştır...
Daha net bir biçimde söylemek gerekirse,
fındıkta kumar oynayanlara
acı bir ders verilmiştir...
Yani, hükümet Karadenizde 8 milyon insanın kaderini tayin eden 4-5 kişiye teslim olmamıştır...
TMOnun ürün satışına izin vermeyerek
doğru bir politika izleyen
hükümet, ürün temininde yerli sanayicilere
kontrollü bir kolaylık sağlarsa,
bu işin lezzeti, çifte kavrulmuş fındık gibi olur...
