Bugün siyaset ülkede...
Hizmetten çok rant aracı olarak kullanılırken...
Rantın kaymağını yiyenlerin dolduruşuyla...
Saf vatanseverler...
Bir yerlere kinlenirken...
Kullanıldıklarının bile farkında olmuyor!
***
Kimi ihale alıyor...
Kimi imar...
Kimi doğrudan alımda ayrıcalık...
Kimi hortumu bağlıyor devlete, belediyelere...
Kimini meclis üyesi yapıyorsun...
Yetinmiyor...
Belediye şirketlerini eş, dost, akrabayla dolduruyor...
Kimi müdürlük için koşuyor siyasetin peşinde...
Yani...
Hep çıkar...
Hep rant...
Hep ayrıcalık!
***
Garibim Mehmet amca, Ayşe teyzenin...
En büyük beklentisi...
Evine ayda yılda bir koli yiyecek gelecek...
Hastaneye düşse yardımcı olunacak...
Çoğu ise...
Din, iman...
Vatan, millet, Sakarya...
Atatürk, Türklük...
Gibi kavramlara karşı...
Samimi ve çıkarsız duygularıyla...
Destek veriyor siyasete...
Uğraşanlar, haklarını savunsun diye!
***
Ama var mı?
Bal kavanozunu kim tutarsa tutsun...
Sadece parmağını yalamıyor...
Bal kavanozunun sonuna kadar talip oluyor...
Sadece kendi ve yakınları için...
Kendilerini o kultuğa getiren...
O koltuklarda oturması için oy veren...
Kimsenin bilmediği platformlarda onları destekleyenleri kandırarak...
Binlerce insanın hakkını gasp ederek...
***
O nedenle hep diyorum...
Bu ülkede rantın dağılımını kurallara bağlayın...
Bakın bakalım siyaset ne oluyor?
Bu siyasetçilerin peşinden kim gidiyor?
İhaleyi, doğrudan alımı, devletle ticareti...
Yaptırımı ağır, dürüst kurallara bağlayın...
İmar rantlarını, adil ve ayrımsız yapın...
İstihdamda kayırmacılığı ortadan kaldırın...
Devlet yönetimindeki bürokrasinin yükselişini, objektif ve tartışılmaz kriterlerle sabitleyin...
Sonra bırakın...
Devleti de belediyeleri de kim yönetirse yönetsin!
Siyaseti kim yapıyor, kim talip oyuluyor seyredin!
***
Yani kurallar olmayınca...
Her siyasi parti için tek bir söz söylenebilir...
Tencere dibin kara...
Seninki benden kara!