n
n n Önümüzdeki on günlük sürede Türkiye Büyük Millet Meclisi nde Türkiye’nin idari yapısı üzerinde değişiklik yapacak ve dolayısıyla ülkenin geleceğine çok önemli etkileri olacak bir yasa tasarısı görüşülecek.
n n Ve muhtemeldir, bütünümüzü ilgilendiren böylesi önemli bir tasarı kamuoyunda yeterince tartışılma fırsatı bulamadan yasalaşacak.
n n Daha öncekilerde görüldüğü üzere yasayla ilgili uygulamaların başlamasıyla da olumsuzluklar ortaya çıkacak ancak ne yazık ki bu defa da iş işten geçmiş olacak…
n n Bahsini ettiğim yasa “Büyükşehir” ya da bir kısmının tabiriyle “ Bütünşehir” yasası.
n n
n n Özetle yasa tasarısına göre mevcut belediyelerin yarısının kapatılması, mevcut köylerin neredeyse yarısının tüzel kişiliğinin sonlandırılmasının yanı sıra var olan16 büyükşehire ilave olarak 13 ilde daha büyükşehir kurulması ve il sınırlarının Büyükşehir sınırları olarak belirlenmesi öngörmektedir.
n n Örnek vermek gerekirse Samsun Büyükşehir Belediyesi idari sınırları Tekkeköy, Canik, İlkadım ve Atakum ilçeleri dâhilindeki yaklaşık 800 kilometrekarelik bir alandan yaklaşık 10 bin kilometrekarelik il sınırına genişletiliyor.
n n Bu Vezirköprü’nün Mezra sından Terme’nin Ambartepe’sine Yakakent’in Sarıgöl’üne kadar uzanan alanın idari olarak Büyükşehir Belediyesi’nin yetkisine girileceği anlamına gelmektedir.
n n Düşünün ki bu mesafelere büyükşehir olarak hizmet götürülmesi öngörülüyor.
n n Yâ da başka bir açıdan bakacak olursak Vezirköprü, Havza, Terme, Yakakent gibi merkeze uzak ilçelerdeki vatandaşlarımızın dertlerini anlatmaları, hizmet alabilmeleri için kilometrelerce mesafe gelmeleri gerekiyor.
n n Tabiî ki yeni idari yapı içerisinde sorunlarını çözebilecek yakınlıkta muhatap bulup bulamayacakları da ayrı bir sorun...
n n Bu durumun “mevcut büyükşehir sınırlarındaki hizmet performansı dikkate alındığında” idari ve hizmet anlamında ileride olumsuzluklara neden olacağı gayet açıktır.
n n Sadece Samsun için değil yasa kapsamına giren bütün iller için aynı değerlendirmeyi yapabiliriz.
n n Diğer bir konu ise büyükşehir sınırları il sınırları olduğunda özellikle kırsalda yaşayan vatandaşlarımız daha fazla vergi vermek durumunda kalacak. Daha önceden karşılaşmadıkları su faturalarıyla ve imar uygulamalarıyla karşılaşacaklar.
n n Bu da geçim sıkıntısını en fazla yaşayan kırsal kesim üzerine yeni bir ekonomik yük anlamına gelmektedir.
n n Yine bu yasa tasarısıyla 29 büyükşehirdeki “İl Özel İdareleri” kaldırılmakta bunların yerine başında merkezi yönetimin atadığı valilerin bulunduğu “Yatırım İzleme ve Koordinasyon Merkezi” kurulmaktadır.
n n Bu da büyükşehir belediye başkanlarıyla hükümetin farklı siyasal partilerden olması durumunda il genelindeki kamu hizmetlerinde aksamalara neden olabilecektir.
n n Yine bu tasarıyla güçlenen yerel yönetimler “Halkın ihtiyacı” diyerek milli egemenlik alanına giren konulara el atabilecek ve federal yapı, otonomi ya da özerklik gibi tartışmaları doğal olarak gündemimize getirebilecektir.
n n Tümüne bakıldığında büyükşehir yasa tasarısının idari, mali, hukuki, demokratik ve sosyolojik yönden eleştirilecek daha pek çok yönü olduğu görülmektedir.
n n Yasanın doğurabileceği sonuçların çeşitliliğine ve çokluğuna bakıldığında böyle bir yasanın çok daha fazla tartışılması zorunluluğu görülmektedir.
n n Eğer bir sonraki yerel seçimlere yönelik küçük hesaplarla hareket edilip de öncekiler gibi yapılır ve bu tasarı oldubittiye getirilirse, bunu yapanlar bu ülkeye bu halka bir kez daha yazık etmiş olurlar.
n