Çözüm sürecinin 2.aşamasında hükümetin Meclis e sevk ettiği “Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı” 237 milletvekilinin oyları ile Meclis te yasallaştı.PKK’nın ve onun lideri Abdullah Öcalan’ın mesajları ile desteklediği ama şehit ailelerinin üzüntü duyduğu asla desteklemediği bir yasa, Meclis ten çıkmış oldu. Bu yasa şehit kanlarını bağışlayan ,yasal olmayan görüşmelere yasal kılıf hazırlayan özel bir yasadır.
Eğer dağdan inen terörist devlete ,ben temizim kimseyi öldürmedim derse, beyanına itibar edilecek ,devletin kendisine sağlayacağı bütün olanaklardan yararlanacak. Dağdan inen adamın şehitlerimizin katili olmadığını kimse garanti edemez. Hukuk devletinde böyle bir yasa adalete güven duygusunu yok ederken, şehit kanlarını da yerde bırakır. Çözüm sürecinin amacı şehit kanlarını yerde bırakmak olabilir mi? Böyle bir çözüme hangi şehit ailesi, hangi vicdan onay verir bilmiyorum. Şehit aileleri yanımızda diyenlere açık ve net ifadelerle söylüyorum, şehit aileleri ve şehitler böyle bir süreçte yanınızda değil! Analar ağlamasın edebiyatı ile çözüm sürecine destek verdiğini açıklayan bazı şehit dernek başkanları, kesinlikle şehit ailelerinin özgür iradesini yansıtmamaktadır. Onlar her ne kadar şehit ailelerini temsil ettiklerini söyleseler de gerçek bu değildir. Çoğu gazi olan çözüm sürecine destek veren şehit dernek başkanlarının şehit yakını olmadığını bu yüzden de bol keseden attıklarını şehit yakını kimliğimle hatırlatmak isterim. Kendi evladını, kendi kardeşini, kendi babasını, kendi eşini teröre şehit vermiş hangi dernek başkanı, Meclis ten çıkan bu yasaya (çözüm paketine) destek vermiş olabilir? Bu süreçte çoğu geçmişte var olan yeni bir hakmış gibi sürekli reklamı yapılan ve şehit ailelerine tanınan bazı haklar, maalesef bu sürecin rüşvetidir. Özellikle ikinci iş hakkı ile kafalar karıştırılmıştır. Hiçbirimiz şehit kanlarının görmezden gelinmesine ve böyle bir rüşvete razı değiliz. Biz neden Abdullah Öcalan davasına katılıp müdahil olduk? Bunu herkes bir kere düşünsün! Biz intikam çığlıkları atmıyoruz. Bizim söylediğimiz bayrak inmesin, vatan bölünmesin, ezan susmasın diye şehit düşen aziz şehitlerimizin fedakarlıklarının unutulmamasıdır. Şehitlerimize ihanet etmeyelim, bu ihaneti şehitler affetmez…
Getirildiğimiz nokta terör örgütünün memnuniyet noktası olmasın. Terör örgütünün tehditlerine boyun eğerek çözüm olmaz. Şehit cenazesi gelmediği için elbette seviniyoruz ama günlerce kesilen devlet karayolları, kaçırılan ve infaz edilen köy korucuları, dağa götürülen yüzlerce çocuk için üzülmüyor muyuz? Şehitliklerimize alternatif kurulan PKK şehitlikleri ve indirilen bayrağımız, hangi aptal cesaretin bir ürünü bunu söyleyebilir misiniz? Eğer PKK terör örgütü ise, bu ülkede nasıl oluyor da şehitlik kurabiliyor? Bütün bunlar çözüm süreci ile yaşanan ihanet dolu gelişmeler değil mi? Meclis ten hangi yasayı çıkarırlarsa çıkarsınlar PKK nihai hedefinden vazgeçmeyecektir! Öncelikli hedefleri Öcalan’ı dışarı çıkarmak ,başarırlar ya da başaramazlar ama nihai ve gerçek hedefleri devlet kurmak. Günü kurtarmak için daha fazla kendimizi kandırmayalım. Çözüm sürecinin 2. aşaması Kandil’i, İmralı’yı ve PKK’nın siyasi uzantılarını memnun eden bir aşamaya gelmişse, çıkarılan bu yasa şehitlere ihanet yasası olur. Açıkça söylüyorum biz şehit yakınları bu çözüm paketine ve bu yasaya destek vermiyoruz ve razı değiliz! Çünkü bu yasa şehitlerimizin kalbine saplanmış bir hançerdir.